akasha

Tanım




Bağlantılarım

» Ana Sayfa
» Profilim
» Arşiv
» Arkadaşlarım

akıllı # deli# salak...........

AKILLI & DELİ & SALAK


  Adamin lastigi tam timarhanenin önünde patlamis,

  kaldirima ancak yanasabilmis.

  Sonraki islem malum... Kriko, stepne, bijon anahtari

  derken, birde bunlarin yanina talihsizlik eklenince,   söktügü 4 adet
bijon yuvarlanip yagmur mazgalina

  düser.

Mazgal açilir gibi degil, bijonlar görünür gibi degil
  Talihsiz sürücü bir sagina bakar, bir soluna bakar,

  çaresiz duygular içinde kaderiyle basbasa, kaldirima

  çöker.

  Olayi en basindan beri timarhanenin demir parmaklikli

  penceresinden

  izleyen bir deli,çaresiz adamin halini bir süre daha

  aciyarak izledikten

  sonra seslenir;

- Ulan salaaak! Sen ne yapiyorsun orda öyle?

- Sorma birader, lastik patladi ve degistirirken

   bijonlari mazgala düsürdüm.

- Düsündügün seye bak! Sök öbür lastiklerden birer

   tane Sök hepsi 3 bijonlu olsun.

  Adam bir lastiklere bakar birde deliye ve hemen ise

  girisir. Herseyi tamamlayip bagaj kapagini kapatan

  sürücünün akli deliye takilir.

  Arabasina binmeden evvel döner dikkatli dikkatli

   adama bakar. Akil hastanesindeki adama seslenir:

-Senin ne isin var timarhanede? diye sorar

- Biz burada  ' delilik'ten  yatiyoruz  kardesim,  salaklık 'tan  degil


Tarih: 13:04, 20/12/2005
Yorum (5) | Yorum yaz | Bağlantı

bunları biliniz yahut aklınızda bulunsun...............

KurtarmaAmerikan Uluslararasi  Ekip Sefinin
Onerileri


> >1) "Binalar çökerken basitçe "çömelen
ve korunan" kişiler istisnasız

> >her defasında ezilerek ölüyorlar. Masa, araba gibi nesnelerin
altına

> >giren kişiler her zaman ezilirler.

> >

> >2) Kediler, köpekler ve bebekler'in hepsi doğal bir şekilde
dizlerini

> >ana rahmindeki gibi karınlarına doğru çekerek kıvrılırlar.
Deprem

> >anında sizde bu şekilde kıvrılmalısınız. Bu doğal bir güvenlik
ve

> >hayatta kalma içgüdüsüdür. Daha küçük bir boşlukta hayatta

> >kalabilirsiniz. Hafifçe ezilecek ama yanında boşluk yaratacak
bir

> >kanepenin, geniş büyük bir eşyanı yanında dur.

> >

> >3) Ahşap evler deprem anındaki en güvenli yapılardır. Sebebi
basittir;

> >ahşap esnektir ve depremin zorlamasıyla hareket eder. Eğer ahşap
bina

> >çökerse geniş yaşam boşlukları oluşur. Ayrıca, ahşap binalar daha
az

> >yoğunlukta yıkılış ağırlığına sahiptir. Tuğla binalar ayrı tuğla

> >parçalarına ayrılacaklardır.Tuğlalar bir çok yaralanmalara sebep

> >olacaktır, ama (beton)bloklardan daha az ezilmiş vücutlar
yaratırlar.

> >

> >4) Eğer gece yataktayken deprem olursa, basitce yuvarlanarak
yataktan

> >düşün. Yatağın çevresinde güvenli bir boşluk oluşacaktır.
Oteller

> >müşterilerine deprem anında yatakların yanında yere uzanmalarını
salık

> >veren bir uyarı notunu odalarda her kapının arkasına asarlarsa

> >depremlerde çok büyük hayatta kalma oranlarını sağlayabilirler.

> >

> >5) Televizyon izlerken deprem olursa ve kolayca kapıdan veya
pencereden

> >dışarı kaçmak mümkün değilse, kanepe veya büyük bir

> >koltuğun/sandalyenin yanında cenin pozisyonunda kıvrılarak yere
uzanın..

> >

> >6) Bina çökerken Kapı kirişlerinin altına geçen herkes
ölür...Nasıl mı

> >Eğer kapı kirişlerinin altına geçerseniz ve kapı kirişi öne veya
arkaya

> >doğru düşürse inen tavanın altında ezilirsiniz. Eğer kapı kirişi
yana

> >doğru yıkılırsa ikiye bölünürsünüz. Her iki durumda da
ölürsünüz!

> >

> >7)Hiçbir zaman merdivenlere gitmeyin/yönelmeyin. Merdivenler
(ana

> >binadan) farklı bir "frekans aralığına" sahiptir; ana binadan

> >bağımsız/ayrı olarak sarsılırlar. Merdivenler ve binanın geri
kalanı

> >devamlı olarak birbirlerine çarparlar, ta ki merdivenlerin
yıkılışı

> >gerçekleşene kadar.Merdivenlere ulaşan insanlar basamaklar
yüzünden

>yaralanırlar.

> >Korkunç şekilde sakatlanırlar. Bina yıkılmasa dahi,
merdivenlerden uzak

> >durun. Merdivenler binanın hasar görmesi en muhtemel kısmıdır.
Depremde

> >yıkılmamış olsa dahi, merdivenler bağırarak kaçmaya çalışan
insanların

> >aşırı yüklenmesi ile çökebilir.Merdivenler binanın geri kalan
kısmı

> >zarar görmemiş olsa dahi her zaman güvenlik açısından kontrolden

>geçirilmelidir.

> >

> >Binanın dış duvarlarına yakın yerlerde durun, mümkünse dışına
çıkın.

> >Binanın iç kısımlarındansa dış kısımlarına yakın yerlerde olmak
çok

> >daha iyidir. Binanın dış çevresinden ne kadar içeride olursanız,
çıkıp

> >yolunuzun kapanma ihtimali o kadar artacaktır.

> >

> >

> >9) Aynen Nimitz yolundaki katlar arasındaki (yıkılan) blokların
meydana

> >getirdiği gibi, deprem anında üst yolun yıkılmasıyla ezilen
araçların

> >içinde bulunan insanlar ezilirler. San Fransisco depreminin

> >kurbanlarının hepsi araçlarının içindeydiler. Hepsi öldü.
Araçlarının

> >dışına çıkıp,aracın yanına uzanıp veya oturarak kolaylıkla
hayatta

> >kalabilirlerdi. Ölen herkes eğer araçlarından çıkıp, araçlarının
yanına

> >oturabilseler veya uzanabilselerdi yaşıyor olabilirdi. Ezilen
bütün

> >araçların yanında-kolonların direkt olarak üzerine düştüğü
araçlar

> >hariç- 3 feet yükseklikte
boşluklar oluşmuştu.

> >

> >10) Enkaz halindeki gazete ofislerini ve çok miktarda kağıdın
olduğu

> >ofisleri dolaşırken kağıdın sıkışmadığını/ ezilmediğini
keşfettim.

> >Kağıt yığınlarının/kümelerinin etrafında geniş boşluklar
bulunur/oluşur.


Tarih: 14:11, 26/10/2005
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

ÇOK ÖNEMLİ UYARI........................

Eger cep telefonu kullaniyorsaniz ve arandiginizda, sizi
iletirim
>>>>>>> > >şirketinden aradiklarini soyleyip #90 veya #09 tuslamanizi
>>>>>>>isterlerse,
>>>>>>> > >BUNU
>>>>>>> > >KESINLIKLE YAPMAYIN VE VE TELEFONU HEMEN
>>>>>>> > >KAPATIN. Bu sahte bir ?irkettir ve bir kez #90 veya #09
>>>>>>>tusladiginiz
>>>>>>> > >zaman
>>>>>>> > >SIM kartinizdaki bilgileri okuyup sizin hesabinizdan
gorusmeler
>>>>>>> > >yapabilmektedir. Bu mesaji tum arkadaslariniza gonderin.
>>>>>>> > >
>>>>>>> > >Eger ozellikle Yahoo,Hotmail vb. internet ortaminda calisan
>>>>>>>e-posta
>>>>>>> > >sunucularinda hesabiniz varsa cok dikkatli olun.
>>>>>>> > >Bu bilgi 2 Agustos 2005 sabahi itibariyle Microsoft ve
Norton'dan
>>>>>>> > >alinmistir. "LIFE IS BEUTIFUL.PPS" adli gorunuste zararsiz
bir
>>>>>>>Power
>>>>>>> > >Point eklentisi olan bir e-posta alirsaniz bunu ASLA ACMAYIN
VE
>>>>>>>HEMEN
>>>>>>> > >SILIN. Eger acarsaniz ekranda "It is too late now, your life
is
>>>>>>>no
>>>>>>> > >longer
>>>>>>> > >beautiful"(Artik cok gec,hayatin artik daha guzel degil)
mesaji
>>>>>>> > >gozukecek ve
>>>>>>> > >bilgisayarinizdaki her seyi kaybedeceksiniz. Bu, Cumartesi
>>>>>>>itibariyle
>>>>>>> > >yayilmaya baslayan yeni bir virustur. AOL de bunu
dogrulamistir.
>>>>>>> > >Antivurus
>>>>>>> > >yazilimlari bunu belirleyememekte ve yokedememektedir. Bu
virus
>>>>>>>kendine
>>>>>>> > >"life owner" diyen bir bilgisayar korsani tarafindan


Tarih: 22:44, 11/9/2005
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

.......MÜHENDİSLİK FIKRALARI........

TERCİH

iki mühendislik öğrencisi kampus içerisinde yürürken biri diğerine sorar;

-Bu muhteşem bisikleti de nerden buldun? diğeri cevap verir.

-Dün tek başıma dolaşırken bir yandan da okulu bitirince  ne iş yapacağımı düşünüyordum.Birden bu bisikletin üzerinde nefis bir kız geldi ve yanımda durdu.Bisikleti çimenlerin üzerine bıraktı ve üzerindeki bütün giysileri çıkarttı.Sonrada bana;

-Hangisini istiyorsan al dedi

Diğer öğrenci arkadaşını doğrularcasına başını sallayarak,

-İyi seçim yapmışsın,elbiseler belki sana uymayabilirdi.

 

 

KEDİ VE MÜHENDİS

Adamın biri bir gün yolda giderken otostop yapan bir kedi görür,durur ve arabaya alır.Kedi ön koltuğa geçer ve dile gelir;

-Ben aslında bir insanım,eğer benim başımı bir kere okşarsan çok güzel bir prenses haline gelirim ,der.

Adam güler ve arabayı sürmeye dewam eder.Kedi tekrar dile gelir;

-Eğer benim başımı okşarsan çok güzel bir prenses olacağım ve seninle 1 hafta kalmaya razıyım der.Adam tekrar güler ve iki elini de direksiyondan ayırmayarak sürmeye dewam eder.

Kedi sıkılmaya başlar ve der ki;

-Eğer benim başımı okşar ve güzel bir prenses haline çevirirsen seninle bir hafta kalırım ve istediğin herşeyi yaparım.

Adam yine güler,sonunda kedi dayanamaz;

-Senin neyin var?sana çok güzel bir prenses olduğumu ve beni öpersen 1 hafta seninle kalıp istediğin herşeyi yapacağımı söledim.Neden beni öpmüyorsun?

Sonunda adam konuşur;

-Bak ben bir mühendisim.Konuşan  bir kedi,bir prensesten daha ilginç geliyor.

 

 

MÜHENDİS CEHENNEME GİDERSE

Bir mühendis ölmüş ve büyük bir yanlışlık sonucunda cehenneme atılmış.Cehennemin konforundan hoşnut kalmayan mühendis bir takım iyileştirmeler yapmaya başlamış.Kısa bir süre sonra cehennem ,klimalıodaları,otomatik tuvaletleri,asansörleri,içecek otomatları ve diğer lüksleri ile bayağı rahat bir yer haline gelmiş.Bu arada mühendisin de iyice tanınıp sevildiğini söylemeye gerek yok.

Derken günün birinde cennet meleği,şeytanı aramış:

-Selam,cehennemde işler nasıl gidiyor? neler yapıyorsunuz?

Şeytan,memnun mesut gülümsemiş;

-Ohoo... Biz burada çok iyiyiz.Bir mühendis düştü buraya ki sorma gitsin.İnanılmaz lüks ve konforlu bir yer yaptı bizim orayı.Bir görsen,tuvaletlerimiz otomatik,kola makinemiz bile war.

Melek şaşırır;

-Nee! Mühendis mi dedin? O adamın burada olması lazımdı.Çabuk onu buraya gönderin!

Şeytan:Mümkünü yok! Kadromda bir mühendisin olmasından çok memnunum ve onu burada tutacağım!Diye çıkışmış.

Cennet meleği sinirle bağırmış:

Onu çabuk buraya gönder,yoksaseni dava ederim!

Şeytan katıla katıla gülerken şunları söylemiş:

Yok yaa!Nasıl yapıcaksın bunu? Bütün avukatlar bizim tarafta!............

 


Tarih: 18:58, 5/9/2005
Yorum (4) | Yorum yaz | Bağlantı

INSANITY'S CRECENDO.......................

gently hold our heads

gently hold our heads on high

aimless time in fear new hide

overthrow the plan

confusion lies in all my wors

mad is the soul

we barricade ourselves in hales of temperament

this is the dawning of a new age

a heart that beats the wrong way

insanity's crescendo

windcolour second sight

a touch of silence and violence of dark

 ıllusion span the aroma of time

shadowlife and the scent of nothingness

infinite fall of instinct

order of one spells deceit

infinite lack of trust

order of one obsolete

oh escaping time is all we last ahead

when it's found,can judgement make amends?

from face fed impressions

let us mortify the mind

each soul to violate

each instinct to be rendered false

torn asunder be the the conventional form and frames

now of the blood of heaven

unlearn and the cleansing comes

felt atremor in the pillars of the senses

cursed victim of a distance near

the first dream the clearest vision

aimlessly steer towards our night

we belong to thee

oh dearest bliss unnerving silence

entagled within

dimly begotten in clarity found

virginlike tears for impurity bound

beseech be who darken  the stars and the sky

to greet now this vision an emerald down

empty the sun carve out the wind

insanity!s crecendo

tear out he blinded eye

lament of thunder take comfort in fear

lightning veins in crude exterior

voice the oppression voice the hypocrisy

lay down the law that made instinct fall

escape now and revert

this cleansing rebirth

torn asunder be

affect me not darkened vision

insanity's crecendo

grimly tread the footsteps torn

rebellious stand the seeker tall

the thorn of insanity!s hand

take this darkened vision from my sight

nailed to the image of idnarance

each soul to violate

for the bloob of heaven........

                                                  DARK TRANQUİLİTY

 


Tarih: 22:15, 4/9/2005
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

Can Dündar'dan.................

ARADA BiR ÇOK
>BUNALDIĞINIZDA
>...
>
>
>Bir zamanlar bir
>psikoloji kitabında okuduğum bir bölüm
>vardı...
>
>
>Hayatın ve getirilerinin kıymetini
>anlamak için tavsiye edilen bir metod
>
>
>vardı
>içinde..
>
>
>Deniyordu ki; "arada bir, çok
>bunaldığınızda, hayatın sizin için
>çekilmez
>
>
>hale geldiğini düşündüğünüzde kendinize
>10 dakika ayırın ve kendi cenaze
>
>
>töreninizi
>düşünün"...
>
>
>Cümleyi ilk okuduğumda
>çarpılmıştım...
>
>
>Ben girişin akabinde pozitif bir gelişme
>ve tavsiye bekliyordum...
>
>
>Ama " kendi ölümümüzü ve cenazemizi "
>düşünmemiz tavsiye ediliyordu...
>
>
>Tüylerim diken diken oldu ve yazarın
>saçmaladığını düşündüm o an...
>
>
>Ama önyargı düşmanı biri olarak okumaya
>devam ettim...
>
>
>Diyordu ki; "bunları düşündüğünüzde
>dünyadaki yerinizi, dünyayı
>
>
>terkettiğinizde oluşacak boşluğu,
>sevdikleriniz ve sizi sevenler için
>
>
>öneminizi anlayacaksınız... özellikle
>insanların sizin için neler
>
>
>söyleyeceklerini, onlar için ne ifade
>ettiğinizi hissetmeye çalışın...
>
>
>O andan geriye dönme şansınız
>olmadığını, hayat denen kredinizin
>bittiğini
>
>
>ve onlara yanıt verme şansınız
>olmadığını düşünün...
>
>
>Tekrar sarılma, bir kez daha öpme
>ihtimalinizin bittiğini hissedin...
>
>
>Dünyadaki küslüklerin, ayrılıkların,
>kavgaların yanında bu acının ve geri
>
>
>dönülmezliğin korkunç çaresizliğini
>yaşayın...
>
>
>Bırakın canınız yansın, bırakın alevler
>içinde kavrulsun tüm ruhunuz...
>
>
>Orada, o musalla taşında düşünün
>kendinizi...
>
>
>Seyredin şu an çevrenizde olanların yüz
>ifadelerini...
>
>
>Akıllarından ve yüreklerinden geçen
>cümleleri hayal edin...
>
>
>**************
>
>
>Kitaba devam etmeden bıraktım kenara ve
>gözlerimi kapatıp aynen düşünmeye
>
>
>başladım... Eşimi, oğlumu, annemi,
>babamı, kardeşlerimi ve diğer tüm
>
>
>çevremi oturttum tek tek kendi cenaze
>törenimdeki yerlerine... birer birer
>
>
>yerleştirdim tabutumun çevresine
>hepsini...
>
>
>hayatımda çok nadir bu kadar canım
>yanmıştı... görüyordum işte "babaaaa..."
>diye
>
>
>ağlayan biricik
>oğlumu...
>
>
>Eşim kucağında "ağlayan emanetimle"
>ayakta durmaya çalışıyordu
>
>
>perperişan... Koca çınar babacığım,
>belli belirsiz dualar okuyordu, o gözümden
>hala
>
>
>gitmeyen vakur duruşuyla... Annem,
>ciğerinden bir parça canlı canlı
>
>
>koparılmış gibi hem içine hem dışına
>akıtıyordu gözyaşlarını...
>
>
>Kardeşlerim, akrabalarım "çok erken
>gitti, doyamadı oğluna.."diyordu
>
>
>acıyan ses tonlarıyla... Ve dostlarım...
>Onlar da şaşkındı... Bazısı "daha
>
>
>dün birlikteydik, nasıl olur.."
>diyordu... Bunları seyredip onlara
>"hayır
>
>
>ölmedim, burdayım.." demek istedim hayal
>olduğunu unutup... Sonra anladım
>
>
>yazarın ne demek istediğini daha
>devamını okumadan kitabın...
>
>
>*************
>
>
>Farkındalık önemli bir kavramdır
>psikolojide...
>
>
>Belki de hiç aklımıza gelmeyen ve
>gelmeyecek bir farkındalığı göstermek istemişti
>yazar...
>
>
>Kitabı okumaya ne gücüm kalmıştı, ne de
>isteğim...
>
>
>Almam gereken dersi ve mesajı
>almıştım... Şimdi ne kitabın adını ne
>de
>
>
>yazarı
>hatırlamıyorum...
>
>
>Şu an bunları yazarken bile çok kötü
>oldum... Bu olayda tek farkındalık da
>
>
>yok üstelik... Biraz kendime geldikten
>sonra devam ettim hayatımın en zor
>
>
>hayaline... Sırada çevremdekilerin
>ölümümün akabinde neler söyleyecekleri vardı...
>
>
>
>Usulen ve nezaketen söylenenlerin
>dışında... Onlarda bıraktığım izleri, yaşananları
>ve
>
>
>yaşanamayanları elden geçirerek ben
>konuşturacaktım hayalimde...
>
>
>İçlerini okuyacaktım, senaryo bana ait
>olarak... Yaşarken neler yazmıştım, ölümümle neler
>okuyacaktım...
>
>
>Gerçek duygularıydı ulaşmaya çalıştığım,
>ölüm acısının etkisiyle girilen
>
>
>duygusal mod değildi, deşifre etmem
>gereken metin...
>
>
>Diğerlerine geçmiyorum... Bu yazıyı şu
>an yazıp sizlerle paylaştığıma göre
>
>
>"diğerlerine" artık sizler de
>dahilsiniz...
>
>
>Düşünün, birgün bir mail ulaşıyor
>mail-boxınıza "ölmüş" diye...
>
>
>Sizler kimbilir neler düşünür ve
>yazardınız...
>
>
>Eşim şu an yanımda ağlıyor, sanki
>gerçekmiş gibi...
>
>
>Oysa ki yazarın amacı "Yaşamanın ve hala
>nefes alıyor almanın kıymetini"
>
>
>göstermekti...Benim de öyle...Lafı çok
>uzattım farkındayım...Ama hayat
>
>
>dediğimiz çözümü zor süreç 2 satırla
>özetlenemeyecek kadar girintili
>çıkıntılı...
>
>
>ben o gün kurduğum o hayalle, canımın
>tüm yanmasına rağmen YENİDEN
>DOĞDUM...
>
>
>Bilgisayar diliyle "format attım
>hayatıma"... Sahip olduklarımın farkına vardım ve hala
>nefes
>
>
>alıyor olduğum için
>şükrettim...
>
>
>Gözlerimi açtığım anda o kötü ve acı
>sahne bitmiş, oyun perde demişti...
>
>
>Peki ya hayal değil de, gerçek olsaydı
>ve perde bir daha açılmamak
>
>
>üzere
>kapansaydı...
>
>
>İşte bu final bu yazıyı buraya kadar
>okumanıza değmiş olmalı...
>
>
>Belki gerildiniz, kötü oldunuz ama
>devamını getirirseniz buna değer
>
>
>bence...
>
>
>Ben bu akşam melankoliğim ve biraz
>abartmış olabilirim...
>
>
>Hani sanatçı ve şairiz ya ondandır
>belki... Bence bu yazıyı sadece okuyarak
>bırakmayın...
>
>
>LÜTFEN ARADA BİR, BURADAN ALDIKLARINIZI
>TARTIN,
>
>
>DÜŞÜNÜN VE HAYATINIZI GÖZDEN
>GEÇİRİN...
>
>
>Ölümün kime ve ne zaman geleceğini Yüce
>Allah' tan başka bilen yok...
>
>
>İşte bu yüzden hazır yaşıyorken ve nefes
>alıyorken yapabileceklerinizi
>
>
>yapın,
>ertelemeyin...
>
>
>Bilerek - bilmeyerek kırdığınız kalpleri
>tamir edin...
>
>
>Sizi sevenlere ve sevdiklerinize daha
>fazla zaman ayırın...
>
>
>Biraz Hıncal abi tarzı olacak ama,
>sevginizi ve verdiğiniz değeri haykırın onlara iş işten
>geçmeden...
>
>
>Ve en önemlisi; VERDİĞİ -VERMEDİĞİ,
>ALDIĞI - ALMADIĞI HERŞEY İÇİN,
>
>
>TEKRAR TEKRAR ŞÜKREDİN YÜCELER YÜCESİ
>YARADAN'A


Tarih: 12:39, 31/8/2005
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

kendime format atmak istiyorum...........................

kendime şaşırıyorum bazen...Unutmak istiyorum biçok şeyi ama başaramıyorum  hergün bi öncekinin aynısı hayatımda değişen hiçbişey yok,içimde sürekli kemiren beni eriten bişey war.ama ne yazıkki onu içimden söküp atamıyorum.Anılar war hergün gözümün önünde canlanıyo,tekrardan başa sarıyorum! içimden alıp başımı gitmek geliyor,hiç bilmediğim bi yere,tanımadıım insanların yanına  orda kimseyle eskilerden konuşmamalıyım kimse bana bişeyi hatırlatmamalı saatin kaç olduu dışında! zaman dedim bana iyi gelir zamn geçiyo ama ben hep aynıyım hergün yine kendimi kandırıyorum sanırım.Artık faarklı bir boyutta yaşadıımı düşünüyorum arada bi dünyaya dönüyorum sonra yine boyut...unutmak istiyorum herşeyi ve sewmek istiyorum deli gibi................

 


Tarih: 21:18, 27/8/2005
Yorum (3) | Yorum yaz | Bağlantı

uzaklık senden nefret ediyorum...................

Bu nasıl bir tatil sanırım adlandıramıyorum.Bir tarafım gülbahçe bir tarafım dikenler.Anladığımı sandığım hiç birşeyi anlamıyorum aslında ne hissettiğmi kesinleştiremiyorum neyi ne kadar istiyorum bilmiyorum.ama önümde hep aynı engel herşey için ama herşey için hep bu engel söz konusu UZAK.......istediklerim hep bana uzak ,yakınlaşmaya cesaretimde yok ! belkide bu uzaklık kawramı cesaretsizlikten doğdu... yalancı insanlar,eski sewgililer,aptal insanlar,yawşak insanlar,hödükler neyse allahtan bunlardan uzak duruyorum hiç

tahammülüm yok...sanırım artık yapmam gereken tek bişey war isteklerimi büyük bir azimle bir bir gerçekleştirmek yani uzakları yakınlaştırmak..........................................................................


Tarih: 11:39, 26/8/2005
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

türkler ilaç devlerinin kobayı

Türkler ilaç devlerinin kobayı!
[IMG] İlaçlar dört klonik safhayı geçtikten sonra ilaç haline gelir. Bizde
ise 3'ün aşama sonrasında ilaca ruhsat veriliyor. Yani bunun anlamı şu:
İlaçlar halkın üzerinde deneniyor!

Sabah'tan Balçiçek Pamir'in haberi:
Hapı 'ham haliyle' yutmuşuz!

Sağlık Bakanlığı eski Eczacılık Genel Müdürü Necla Bal'ın şok iddiası:
İlaçlar dört klinik safhayı aştıktan sonra ilaç haline gelir... Bizde 3'üncü
aşama sonrası ilaca ruhsat veriliyor. İlaçlar halkın üzerinde deneniyor...

Denenen ilaç ruhsatsız
Çocuklar üzerinde deneyi yasaklayan yasa maddesinin sessiz sedasız değiştiği
günlerde Türk eczacılar toplanıp milletvekillerine "Çocuklarımızı koruyun"
diyen bir uyarı yazısı yollamış.

Sayın milletvekili, "Ceza Kanunu'nun 90. maddesi 3. fıkrasında yapılmak
istenen değişikliğe ilişkin düşüncelerimizi aşağıda imzası olan bizler, siz
değerli milletvekilimize bildirmek istiyoruz. Yaşanan acı deneyler nedeniyle
batı ülkelerinde beyaz ırktan denek bulmakta güçlük çeken uluslararası ilaç
tekelleri, ne yazık ki son yıllarda hedef olarak ülkemizi seçmiş
bulunmaktadırlar. Henüz birkaç ay önce ülkemizde yaşanan "Vioxx" ve
"Celebrex" isimli ilaçlar bu alanda etik değerlerden ne kadar
uzaklaşıldığını gösteren sadece iki örnektir.

Son günlerde bütün dünyanın gündeminde olan bu ilaçlar nedeniyle, Türk bilim
adamlarına göre; Türkiye'de ölü sayısı 4000 olarak tahmin edilmektedir.
Bunun yanı sıra kardiyak yan etkilere bağlı ölümlere neden olan bu ilaçların
kullanımından dolayı kaç bin ölüm ve felç vakası olduğunu bilme şansımız
yoktur. Oysa, şu günlerde dünya basınında bu iki ilacın ölümcül etkilerinin
önceden üretici firmalarca bilindiği halde piyasaya verildiği yazılmaktadır.
Bu nedenle ülkemizde uluslararası ilaç tekellerinin halkımızın yoksul
kesimlerini bilimsel deney altında kobay olarak kullanmalarına karşı
olduğumuzu sizlere bildirmek istedik. Yakın bir gelecekte karşılaşacağımız
önemli sakıncaları şöyle özetleyebiliriz.
1- Genetik mutasyona neden olarak genleri bozulmuş yeni nesiller doğması
olasılığı var.

2- Ölüm ve sakat kalma riski her zaman bulunmaktadır.

3- Yaşam boyu sürecek ciddi ve kitlesel sağlık sorunları ile
karşılaşabiliriz. Yeni Türk Ceza Yasası'nın ilgili maddesi, dünyada bilimsel
olarak kabul görmüş tedavi protokollerine aykırılık taşımıyor. Ve yine
uluslararası standartlarda kabul gören yeni tedavi yöntemlerine de engel
oluşturmuyor. Bu anlamda Türk hekimlerine güveniyoruz. Ancak, ilaç olmaya
aday olarak geliştirildiği öne sürülen

1- Biyo-teknoloji ürünlerinin

2- Kimyasal maddelerin

3- Bitkisel kaynaklı maddelerin hiçbir şekilde çocuklarımız ve halkımız
üzerinde denenmesini istemiyoruz. Bu anlamda milletin temsilcileri olarak
sizlerin de buna izin vermeyeceğinizi düşünüyoruz. Milyar dolarlar kazanmak
uğruna tüm etik değerlerin hiçe sayıldığı bir dünyada bebeklerimizi,
çocuklarımızı ve yetişkin insanımızı ileride geri dönüşü olmayan risklerle
dolu bu alanda, uluslar arası laboratuvarın kobayları olmalarına izin
vermeyeceğimizi ümit ediyoruz."

Yukarıdaki mektup İstanbul Eczacı Odası ve Çağdaş Eczacılar Derneği
tarafından Adalet Komisyonu üyesi milletvekillerine yazıldı. Tarih çok
ilginç, 24 Mart 2005. Yani yeni TCK'nın "sağlıklı çocuklar üzerinde deney
yapılamaz" maddesinin sessiz sedasız değiştirildiği aynı aya rastlıyor.
Mektubun altındaki imzalar TEB İstanbul Eczacı Odası Yönetim Kurulu Başkanı
Ecz. Zafer Kaplan ve Çağdaş Eczacılar Derneği Genel Başkanı Ecz. Rıfat
Güney'e ait. "O dönemde deney maddesinin çocuklar için olumsuz yönde
değişeceğini duyduk ve bütün milletvekillerine aynı yazıyı gönderdik. Biz
elimizden geleni yaptık" diyorlar. "Uyardık ama dinlemediler."

İLAÇ FİRMALARI DEVREDE

Sağlık Bakanlığı Eski İlaç ve Eczacılık Genel Müdürü Necla Bal'ın iddiaları
ise son derece ciddi. "Daha önce yetişkinlerde deney yapılmasının yolu
yasada açılmıştı ama en azından çocuklar korunuyordu. Ancak ilaç lobisi bu
konuda sessiz sedasız faaliyete geçti. Milletvekillerine de Türkiye'de
çocuklarda sağlık hizmetinin duracağı şeklinde sözlerle çocuklarımızın denek
olması için çaba gösterdiler." Necla Bal'a deney maddesinde değişikliğe onay
veren bazı milletvekillerinin "Denenen ilaçlar ruhsatlı" açıklamasını
hatırlatıyorum. "Onu da anlatayım" diyor: "İlaçların klinik deneyleri 4
safhadan geçiriliyor. Denemenin 4. aşaması piyasaya sürüldükten sonraki
aşamadır.

Yani ilaç olarak kullandığımız maddelerdir bunlar. Yapılan yasa
değişiklikleriyle, artık sadece 3. aşamada olan ilaçlara 6 ay gibi kısa bir
sürede ruhsat alabilmek mümkün. O noktada ilaçları üzerimizde deniyorlar.
Bazılarının aslında "Bu ilaçlar ruhsatlı" demesi de bundan. Oysa
araştırmalar tamamlanmamış. Deneme aşamasındaki bu ilaçlar firmalara
milyonlarca dolar kar getiriyor. Hem denek oluyoruz hem de denemenin
maliyetini biz ödüyoruz. İlaç firmaları bazı hekimlere 'şu kadar kutu ilaç
yazarsan sana yurtdışı tatili, altına araba veririz' diyorlar. Hekim ilacı
yazıyor çünkü yasal sorumluluğu yok. Aynı etkiyi yaratan ve tüm yan etkileri
bilinen ilaçlar yerine bunları yazıyor." Necla Bal Türkiye'nin özellikle
çocuklar açısından bir denek cenneti olduğunu da söylüyor. "Fazla söze gerek
yok zaten niyetlerini saklamıyorlar ki. 'Türkiye'de ilaç araştırması
yapılacak' diye ilan veriyor, şirket kuruyorlar."



Tarih: 10:57, 23/8/2005
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

KADER SAYISI

>KADER SAYINIZI NASIL BULACAKSIN ?
> > >
> > >Yasam çarkının kader
> >sayısını bulmak için doğduğun
> > >ayın değeriyle doğum
> > >günü ve yılının
> >sayılarını yan yana toplaman
> > >gerekiyor.
> > >Ayların sayı değerleri:
> > >Ocak....................................1
> > >Şubat...................................2
> > >Mart.....................................3
> > >Nisan....................................4
> > >Mayıs...................................5
> > >Haziran.................................6
> > >Temmuz................................7
> > >Ağustos................................8
> > >Eylül.....................................9
> > >Ekim.....................................1
> > >Kasım....................................2
> > >Aralık....................................3
> > >Sıra kader sayını bulmaya geldi.
> >Tablodan doğduğun
> > >ayın değerini
> > >bulup gün ve yıl ile birlikte topla.
> > >
> > >Örneğin; 3 Nisan 1964 'te doğmuşsan
> >3+4+1964=1971
> > >1+9+7+1=18
> > >1+8=9
> > >Kader sayin 9
> > >
> > >KADER SAYISI 1
> > >"LİDER", yol gosterici ve
> >planlayışısınız. Gerçekten
> > >güclü bir kişiliğiniz
> > >var. Yeriniz kaptan köşkü. Başkalaruna
> >boyun eğmek
> > >sizin için yabancu bir kavram. Son derece
> >yaratıcı ve
> > >yeteneklisiniz.Düşüncelerinizi bir an evvel
> >yasama
> > >geçirmek, gerçekleştirmek için gerekli olan
> >mucadeleci
> > >ruhu sizde mevcut. Yükselme hırsı ise
> >yaşamınızın
> > >temelini oluşturuyor. Arzu ettiğiniz
> >başarıya ulaşmak
> > >için yılmadan
> >çalışıyorsunuz.Yöneticilik
> >yeteneğiniz
> > >olduğu için olaylara hemen hakim
> > >olabiliyorsunuz.Yaşamın her alanında
> >bu yeteneğiniz
> > >geçerli. Kararlılık, güc ve irade
> >hırsınızın araçları.
> > >Ve siz bu araçları büyük bir beceri ile
> > >kullanıyorsunuz. Zaman zaman bu niteliklerin
> >olumsuz
> > >yönlerini sergilediğiniz oluyor. Böyle
> >durumlarda son
> > >derece saldırgan olabiliyorsunuz. Oysa
> >istediğinizi
> > >elde etmenin yolu ilişkilerinizde inceliği
> >elden
> > >bırakmadan halletmek..Bazen eleştiren ve
> >emreden
> > >oluyorsunuz ama size eleştiri
> >yapıldığında
> > >kahroluyorsunuz. Aslında son derece hassas bir
> > >kalbiniz var. Bu durumda kalbinizin sesini dinleyin.
> > >Kısa zamanda hem liderliğinizi hemde
> > >dostlarınını yeniden
> >kazanırsınız.
> > >
> > >KADER SAYISI 2
> > >"YARDIMCI" Sizi başkalarından ayıran
> >iki yönünüz var.
> > >Taktik ve insan ilişkilerinde gösterdiğiniz
> >ustalık ve
> > >beceri ile üstesinden gelemeyeceğiniz hiç bir
> >şey yok.
> > >Yaşamınızdaki anahtar kelime
> >işbirliği. Uyumsuzluk ve
> > >tartışmalı konular sisteminizi hemen
> >etkiliyor. Bu
> > >yüzden başınıza böyle bir şey
> >geldiğinde bütün
> > >gücünüzle durumu düzeltmeye
> >çalışıyorsunuz. Zarif bir
> > >insansınız bunun yanı sıra
> >başkalarını da cok
> > >düşünüyorsunuz kırmamaya
> >calışıyorsunuz. Bu yüzden
> > >çevrenizden dostlarınız hiç eksik olmuyor.
> >Kader
> > >Çarkının diğer sayılarından
> >daha mucadeleci bir ruha
> > >sahipsiniz ( 9'dan sonra ). Ancak yaşamın
> >guzel
> > >zevklerinden hic mahrum kalmıyorsunuz. 2
> >rakamı
> > >toparlayıcılıgın
> > >sayısıdır. Ruhunuzun birlestirici
> >yönünü
> > >alevlendiriyor. Mutluluguzun temel
> > >kosulu ise uyum yaptıgınız hersey de
> >sanki bir sihir
> > >var.Cunku bir kavramı ele alıp onun icini
> >doldurmakta
> > >ustunuze yok. Baskalarının yardıma
> >ihtiyacı
> > >oldugunda ortaya cıkıyorsunuz ama
> >gerektiginde hic
> > >kimsenin yardımı olmadan isinizi kendi
> >basınıza
> > >halledebiliyorsunuz.
> > >
> > >KADER SAYISI 3
> > >"SECICI" Orgutlenme yetenegi ve yoneticilik sizde
> > >toplanıyor. Becerikli bir insansınız
> >bu ozelliginiz
> > >sayesinde basarı ve mutluluk dolu bir yasam sizi
> > >bekliyor İnsanın dogasını ve
> >zaaflarını ıyı
> >bıldıgınız
> > >ıcın ınsanlıgı duzeltmek
> >amacına yonelık meslekler
> > >secıyorsunuz. Aslında cok
> >bagıslayıcı ve halden
> > >anlayıcı bır
> >ınsansınız. Otorıte en onemlı
> >sılahınız.
> > >Yonetıcı olarak
> >gırdıgınız her yerde bu
> >sılahı
> > >kullanıyorsunuz. Ne kadar buyuk bır
> >toplulukla
> > >calısırsanız basarınız ve
> >kazancınızda o derece buyuk
> > >olacaktır. Endustrı, sırket ve
> >orgutlerde yonetıcı
> > >yeteneklerınızı en ıyı
> >sekılde kullanabılırsınız.
> >Cok
> > >cesur bır ınsansınız.
> >Amaclarınız ve yapmanız
> > >gerekenlerı cok ıyı
> >bılıyorsunuz. Amacınız
> >herkesın
> > >hareket ozgurlugunden faydalanmasını
> >saglamak. Ama bu
> > >da sıze gore bellı bır
> >dısıplın ıcınde olmalı.
> >Kendı
> > >ozgurlugunuz ıcın baskalarını
> >ıncıtmekten
> > >hoslanmıyorsunuz. Dogal olarak
> >baskalarının da bunu
> > >sıze yapmasına ızın
> >vermıyorsunuz.
> > >
> > >KADER SAYISI 4
> > >"DUVARCI" Yasam carkınızın
> >sayısı kareyı sımgelıyor.
> > >Bu adalet ve esıtlık
> > >demektır.Sız ıse bu karenın tam
> >ortasında dort
> > >tarafınız cevrılı oldugu
> >ıcın kıpırdayamıyorsunuz.
> > >Bıraz da hareket ve renk lazım degıl
> >mı hayatınızda?
> > >Sadece yukarıya dogru
> >gelısebılıyorsunuz. Kare yasamın
> > >tum pratık yonlerını temsıl
> >edıyor. Ama olaylara
> > >degısık acılardan bakmayı
> >basaramıyorsunuz. Yasam
> > >carkına gelecekte olacak ıyı
> >seylerın temelı dıye de
> > >bakabılırsınız. Sabırlı
> >ve sebatlı bırısınız
> >calısmaya
> > >her an hazırsınız. Aynen bır
> >duvar ustası gıbı
> > >araclarınız mantık ve yontemdır.
> >Sızın ıcın belırlı
> > >kalıplar var, onların dısına
> >cıkmayı ıse hıc aklınıza
> > >getırmıyorsunuz. Sadık ve
> >guvenılır bır
> >kısısınız.
> > >Ancak
> > >muhafazakarlık sızı
> >kısıtlıyor. Ayrıntılar
> >ıse sızın
> > >bazı cabalarınızın
> >sonuclanmasını
> > >engellıyor. Kendı
> >fıkırlerınızı
> >baskalarına zorla
> > >kabul ettırmeye calısmazsanız
> >ılerlemenız daha kolay
> > >olacaktır. Bır sanatcının yada
> >mımarın sıze kavram
> > >olarak sundugu bıcımı tum
> >ayrıntıları ıle gozunuzde
> > >canlandırabılırsınız. Bundan
> >sonra da kendı pratık
> > >yaklasımınızla projeyı
> >kagıda dokebılırsınız.
> >Kımse
> > >sızın ıcın gorev ve
> >sorumluluklardan kacıyor dıyemez
> > >cunku nerede guvene ıhtıyac varsa orada
> >sızı
> > >buluyorlar.
> > >
> > >KADER SAYISI 5
> > >"YAZICI" Dogustan Merkur
> >ozellıklerınız var. Enerjı
> > >canlısınız. Ince bır
> >zekanızın yanı sıra
> >ıyımser bır
> > >kısılıgınız var.. Yasam
> >sızın ıcın cesaret gerektıren
> > >bır macera. Eglenmesını dahası
> >yasamasını cok ıyı
> > >bılıyorsunuz. Yasamın
> >degıskenlıgı sızın
> >degısık ve
> > >cesıtlılıge olan duskunlugunuzle tam
> >bır uyum ıcınde
> > >oldugundan yasama rahatlıkla ayak
> >uydurabılırsınız.
> > >Dunyanın merkezı olmaktan
> >hoslanıyorsunuz Ama
> > >olmadıgınızı bır turlu kabul
> >Etmek istemıyorsunuz.
> > >Ozgurlugunuze cok duskunsunuz. Ve hıc bır
> >seyın sızı
> > >ozgurlugunuzden alıkoymasına ızın
> >vermıyorsunuz.
> > >Sozcuklerı kullanmada cok
> > >basarılısınız. Bundan dolayı
> >konusmaya dayalı
> > >mesleklerde cok basarılı olursunuz. Eglence
> >ve yazın
> > >dunyasında bır yıldız
> >gıbı
> >parlayabılırsınız.Ancak
> > >ustun konusma yetenegınız bazen sorunlarada
> >yol
> > >acabılır. Bılmedıgınız
> >konulara dalarak mahcup
> > >olabılırsınız. Degısken
> >bır karakterınız var. Bu kotu
> > >bır ozellık degıl.
> >Kımılerı ıcın bır zevk
> >de
> > >denılebılır. Sıze gore
> >akıllı ınsan zamana ayak
> > >uydurmak zorundadır.
> >Ihtıyaclarınızın neler oldugunu
> > >bılıyor ve bu ugurda yapmanız
> >gerekenlerden
> > >kacmıyorsunuz. Sızın ıcın
> >mutluluga gıden yol buradan
> > >gecıyor. Her ne pahasına olursa olsun
> >almak. Mutluluk
> > >kendınızı ıfade etmek ve
> >basarıya ulasmaktır.
> > >
> > >KADER SAYISI 6
> > >"OGRETMEN" Sızın dunyanızın
> >yonetıcısı asktır. Aslında
> > >kıme asık oldugunuzun cok da onemı
> >yoktur. Ve
> > >evrendekı gorevınız bu
> >Felsefıyı ogretmektır.
> >Amacınız
> > >ıse baskalarına yardım etmektır.
> >Aska ve ılgıye olan
> > >asırı
> >ıhtıyacınızın arkasında
> >kendınıze olan
> > >guvensızlıgınız yatar.
> >Aılede gerceklestırdıgınız
> > >huzuru, cevrenıze sonrada tum dunyaya yaymak
> >amacların
> > >en onemlısı. Kabalıga, bayalıga
> >asla tahammul
> > >edemıyorsunuz. Ikılı
> >ılıskıler tercıhınız.
> >Kalabalıkta
> > >kendınızı savunmasız
> >hıssedıyorsunuz. Muzıkten, guzel
> > >sanatlardan anlıyorsunuz. Yasamın
> >guzellıklerıne olan
> > >sevgınızı bu alanlarda uzmanlasarak
> >dıle
> > >getırıyorsunuz. Kendınızden cok
> >baskalarını dusunme
> > >ozellıgınız, sızı
> >genclerın danısmanı,
> >yaslıların
> > >sırdası ve dunyanın ogretmenı
> >yapıyor. Cok ender
> > >elestırıyorsunuz. Aslında
> >sızı rahatsız eden cok az
> > >sey var. Yanınızda
> >sevgılınız olsun yeter.
> > >Gorevlerınızın sıze
> >yukledıgı sorumluluk aslında
> > >gorundugunden de agır. Ancak bu agır
> >gorevlerın
> > >onemını gayet ıyı
> >bılıyorsunuz. Yasamdakı
> > >gorevlerınızı yerıne
> >getırerek buyuk mutluluga
> > >ulasabılırsınız.
> > >
> > >KADER SAYISI 7
> > >"MıSTıK" (Gizemli Güçleri Olan)
> >Gozlemcı bır yapıya
> > >sahıpsınız herseyın
> >ardındakı nedenı aramanız en buyuk
> > >ozellıgınız. Yuzeysel hıc
> >bır sey sızı tatmın
> > >etmıyor. Tersıne merakınızı
> >korukluyor. Mıstık
> > >konuları, yenı ve eskı ılım
> > >alanları ılgınızı fazla
> >cekıyor. Tıpkı bır doktor
> > >gıbısınız. Sorunlu ınsanlar
> > >aradıkları huzuru sızde buluyor.
> >Sızın elınızde adeta
> > >sıhırlı bır guc var.
> > >Mesafelı tavrınız sızı
> >dıger ınsanlardan ayırıyor.
> > >Ancak yasamın derınlıklerıne
> >ınenler sızı
> > >anlayabılır,suskun donemlerınıze
> >bır anlam verebılır.
> > >Nıtekım zaman zaman boyle manasızca
> >ıcınıze
> > >kapandıgınız oluyor. Insanlar ılk
> >tanısdıklarında
> > >sızden cekınıyor. Dogustan
> >ıtıbarlısınız adeta.
> > >Yerınız ne olursa olsun daıma
> >ılgı
> > >uyandırıyorsunuz. Felsefı ve kulturel
> >konulara ılgınız
> > >buyuk. Ancak tam olarak cozebılmız
> >degılsınız. Muzık
> > >yazmak, kesıfler yapmak
> >yaratıcılıgınızı
> > >kullanabılecegınız alanlardan.
> >Sızın ıcın sanatcıların
> > >eserlerınden yararlanmadan yasamak yasamak
> >degıl.
> > >Bazen yasam sızın ıcın bır
> >dus kırıklıgı olsada daha
> > >ogrenecegınız cok sey var. Genelde karamsar
> >ve suskun
> > >bır yapıya
> >sahıpsınız.Yalnız da yasamayı
> >basarabılecek
> > >nadır kısılerdensınız. Hayat
> >konusunda bazen
> > >umutsuzluga dustugunuz de oluyor. Ancak felsefı
> >bakıs
> > >acınız yasamın nereden
> >kaynakladıgını ortaya cıkaracak
> > >kudrette.
> > >
> > >KADER SAYISI 8
> > >"SANATCI" Herseyı net olarak ıfade etme
> >yetenegıne
> > >hatta herseyı net
> > >olarak hıssetme yetenegıne sahıp
> >olmasanızda, zekanın
> > >yasamınızda buyuk
> > >bır onemı var. Cok cesıtlı
> >konulardan zevk alıyorsunuz
> > >Zamanınızı buyuk
> > >kısmını da hayallere
> >ayırıyorsunuz. Fakat yasamın salt
> > >eglence olmadıgının
> > >farkındasınız. Cok yonlu olmak en
> >buyuk ozellıgınız.
> > >Cok ve cesıtlı yeteneklerınız
> >var. Cabuk kavramak da
> > >bunlardan bırı. Fakat ınsanlar
> >hakkında kolay
> > >yanılgıya dusuyor, gercek
> >yuzlerını cok gec
> > >farkedebılıyorsunuz. Bılgıye
> >anında ulasmanın
> > >yollarını bılıyorsunuz. Ancak
> >bılıme yetenegınız ve
> > >duskunlugunuz fazla degıl. Cunku
> >zamanınızın cogunu
> > >gercek bır bılım adamı
> >gıbı bılıme adamak yerıne
> >daha
> > >sanatsal ve sportıf faalıyetlerden
> >hoslanıyorsunuz.
> > >Hossohbet ve eglencelısınız. Bu
> >ozellıklerınız de
> > >kolay arkadas edınmenızı
> >saglıyor. Pek cok ınsan sızı
> > >sevıyor ama sızı gercekten anlayan cok
> >az ınsan
> > >oluyor. Bunun sebebı karmakarısık
> >ruhunuzun
> > >derınlıklerıne
> >ınebılmeyı cok az
> >kısının
> > >basarabılmesı. Ugrastıgınız
> >sıze zevk veren konulardan
> > >cabuk
> > >bıkıyorsunuz. Olayları genelde oldugu
> >gıbı
> > >kabullenıyorsunuz.Yanı fazla dert
> > >edınmıyorsunuz. Zaten mucadele etmekten de
> >hoslanmıyor
> > >cabuk pes edıyorsunuz. Kıvrak zekaya
> >sahıp
> > >oldugunuzdan baskalarını
> >acımasızca elestırmekten
> > >kacınmıyorsunuz. Sozcuklerı
> >kullanmadakı yetenegınız
> > >ıyı Bır elestırmen, yazar,
> >konusmacı, ya da sunucu
> > >olmanızı saglayabılır.
> >Sevgısız yasamayan bır
> > >ınsansınız. bu yuzden sızı
> >seven ve anlayan bırıyle
> > >Bırlıkte olmadıkca mutlu olmanız
> >mumkun degıl.
> > >
> > >KADER SAYISI 9
> > >"METAFIZIKCI" Yasamınız, perdenın
> >gerısındekı esrarı,
> > >ruhun ve gızlı ılmın
> >ardındakı anlamı cozmekle
> > >gecıyor. Yasamınızın amacı
> >gercegı yalnızca gercegı
> > >ogrenmek Bu konuda cok basarılı oldugunuz
> >da bır
> > >gercek. İnsanları tanımak
> >ıcın genellıkle 5 dk.
> > >ozlemlemenız yeterlı. Hayatı
> >sevıyor fakat cok az
> > >kısıyı sevmeye deger buluyorsunuz.
> >Hayatınızın her
> > >alanında comert ve kusursuz olmak
> >ıstıyorsunuz.
> > >Karsınızdakılerın de en az
> >sızın kadar kusursuz ve
> > >guvenılır olmasını beklıyor,
> >bu yuzden zaman zaman cok
> > >acı cekıyorsunuz. Cok guclusunuz fakat
> >cabuk ıncınen
> > >altın bır kalbe
> >sahıbısınız. Cok az ınsana
> >gercek sızı
> > >tanıma fırsatı verıyor, onlara da
> >fazlaca deger
> > >verıyorsunuz. Psıkolojık olayları
> >anlama yetenegınız
> > >muazzam. Ancak sızın
> >dısınızda gelısen olaylar
> >sızı ve
> > >ruh halınızı fazlasıyla
> >etkılıyor.Bagımsızlıgınıza
> >ve
> > >ozgurlugunuze duskunsunuz . Yıne de
> >sevgıyı herseyın
> > >ustunde tutuyorsunuz. Hayatınız
> >karısıklıkları cozmek
> > >uzerıne kurulu oldugu ıcın mucadele
> >etmekten
> > >yorulmuyorsunuz. Hemen her sevıyeden
> >ınsanla anlasma
> > >yetenegıne ve sonsuz sabra
> >sahıpsınız. Insanların
> > >ıhtıyaclarını onlar soylemeden
> >anlıyor ve yardımlarına
> > >kosuyorsunuz. Cok ıyı bır
> >dınleyıcı, gozlemcı ve yol
> > >gosterıcısınız bu yuzden
> >ıyı bır psıkolog veya
> > >konusmacı olabılırsınız.
>


Tarih: 12:28, 29/7/2005
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

<- | Sonraki Sayfa ->

klip izle